6098 Sayılı Türk Borç Kanunu uyarınca adi ortaklık tanımı yapılmış olup ilgili madde uyarınca Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.’

Şirketlerin kuruluş aşamasında takip ettiği prosedür, örgütlenme biçimleri ve sonrası aşamalarında takip ettiği süreç her ülkenin yasal mevzuatına bağlıdır. Türkiye’de şirketler  niteliği itibariyle adi şirket ve ticari şirket olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Adi şirketlerin temel farkı tüzel kişiliğinin olmayışıdır. Kural olarak tüzel şirketlerin kendisini oluşturan mal ve bireylerden bağımsız bir varlığı olduğu kabul edilir. Adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığından bu birleşimi meydana getiren kişiler borçlarından dolayı birinci dereceden ve müteselsilen sorumlu olmaktadırlar.

Her geçen yıl istikrarlı şekilde büyüme kaydeden ve gelişmeye devam eden Türk Ekonomisi içerisinde şirketlerin rolü yadsınamaz. Ülkemizin özel sektöre dayanan gerçek bir serbest piyasa ekonomisi oluşturma hedefi doğrultusunda şirket ve firmaların ekonomimizdeki payı her geçen gün büyük ölçüde artmaktadır.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB),2018 yılı Temmuz ayına ait ‘Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ne  göre Temmuz ayında kurulan şirket sayısında bir önceki yıla göre %23,27 artmıştır.

Şirketlerin kuruluş aşamasından başlayarak takip ettiği yasal prosedürün  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bir şirketin kuruluş aşamasında ana sözleşmesinin hazırlanması ve sonraki süreçte oluşabilecek muhtemel ihtilafların öngörülerek önüne geçilebilmesi için şirkete ilişkin mukavelelerin sağlam hukuki zeminlere dayandırılması ve ilgili süreçlere ilişkin hukuki yerindelik incelemesi yaptırılması; bu bakımdan sözkonusu aşamaların alanında uzman hukukçular tarafından takip edilmesi zorunludur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında niteliği itibari ile 5 farklı şirket türü bulunmaktadır. Lakin hem uluslar arası ticarette hem de Türkiye ekonomisinde en yaygın şirket türleri Anonim Şirket ve Limited Şirket türleridir.

                                 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE ANONİM ŞİRKET;

İlgili kanunun  329-564  maddeleri arasında anonim şirketlere ilişkin genel hükümler, kuruluş,temel ilkeler ve sair hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.

I-Genel Hükümler

MADDE 329– (1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. (2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.

II – Özel kanunlara bağlı anonim şirketler

MADDE 330 (1) Özel kanunlara tabi anonim şirketlere, özel hükümler dışında bu kısım hükümleri uygulanır.

III – Amaç ve konu

MADDE 331- (1) Anonim şirketler, kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabilir.

IV – En az sermaye tutarı

MADDE 332– (1) Tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi ifade eden esas sermaye ellibin Türk Lirasından ve sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi yüzbin Türk Lirasından aşağı olamaz. Bu en az sermaye tutarı Cumhurbaşkanınca artırılabilir.

Anonim Ortaklık özel hukukun ve liberal ekonominin temel kuruluşlarından birisidir; kuruluş ve işleyişlerde irade özgürlüğü ilkesi geçerlidir. Anonim ortaklık kendi yasal yönetim ve temsil organları tarafından yönetilir.

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE LİMİTED ŞİRKET;

İlgili kanunun 573-645 maddeleri arasında limited şirket türüne ilişkin tanım,  şirket kuruluşu ve sair hususlara ilişkin hususlar kapsamlı şekilde düzenlenmiştir.

A)KAVRAM

MADDE 573- (1) Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur. (2) Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. (3) Limited şirket, kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilir.                                                                                                

B) Ortakların sayısı MADDE 574– (1) Ortakların sayısı elliyi aşamaz. (2) Ortak sayısı bire düşerse durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde müdürlere yazıyla bildirilir. Müdürler, bildirimin alınması tarihinden başlayarak yedinci günün sonuna kadar, şirketin tek ortaklı olduğunu, bu ortağın adını, yerleşim yerini ve vatandaşlığını tescil ve ilan ettirirler, aksi hâlde doğacak zarardan sorumlu olurlar. Aynı yükümlülük, şirketin bir ortakla kurulduğu hâllerde de geçerlidir. (3) Şirket, tek ortağının kendisinin olacağı bir şirkete dönüşeceği sonucunu doğuracak şekilde esas sermaye payını iktisap edemez. 

C)Şirket sözleşmesi

I – Şekil 

MADDE 575- (1) Şirket sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kurucular tarafından ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda imzalanması şarttır. (Ek cümle: 15/7/2016-6728/67 md.) Şirketin kuruluşunda, şirket sözleşmesini ihtiva eden kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmaz.

Limited şirketlerde anonim şirketler gibi tek ortak ile kurulabilmektedir. Fakat azami ortak sayısı bakımından sınırlamaya tabi olan limited şirketlerde hisse devrine ilişkin sözleşmeler sıkı şekil şartlarına tabidir.

Yerel ve yabancı sermayeli şirket kuruluş süreçleri ve bu alana ilişkin ortaklık sözleşmelerinin tanzimi bakımından yukarıda da belirtildiği üzere bu hususlara ilişkin olarak uzman hukukçulardan hukuki danışmanlık alınmalı ilgili süreçler hukuki ve cezai sorumluluğa da ciddi derecede etki edeceğinden ilgili sürece ilişkin titizlikle yaklaşılmalıdır.

Not: Bu yazıda yer alan bilgiler tamamen bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Vatandaşlık başvurusuna  ilişkin resmi işlemler yerine getirilirken mutlaka bir avukattan profesyonel yardım talep etmelidir.